GEMLİK’İN KALBİ: BALIK PAZARI VE SANAYİNİN DOĞUŞU (1940’LAR)
1940’lı yıllarda Gemlik’in en canlı ve en köklü noktalarından biri olan Balık Pazarı mevkii, sadece bir ticaret alanı değil; şehrin gerçek anlamda doğup büyüdüğü yerdi. Denizle iç içe kurulan bu bölge, Gemlik’in en eski yerleşim alanı olarak, hem geçimini denizden sağlayan balıkçıların hem de gündelik hayatın merkezinde yer alıyordu.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte balıkçı tekneleri kıyıya yanaşır, ağlardan çıkan taze balıklar tezgâhlara dizilirdi. Balık Pazarı, o yıllarda sadece alışveriş yapılan bir yer değil; insanların buluştuğu, sohbet ettiği, hayatın aktığı bir meydandı. Deniz kokusu, insan sesi ve hareket hiç eksik olmazdı.
Bu bölgenin en önemli simgelerinden biri ise hiç kuşkusuz Sümerbank Gemlik Sunğipek Fabrikasıydı. Cumhuriyet’in sanayi hamlesinin en önemli adımlarından biri olan bu fabrika, 1 Şubat 1938 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün katılımıyla hizmete açıldı . Sadece Gemlik için değil, Türkiye’nin sanayileşme süreci için de büyük bir dönüm noktası olan bu tesis, bölgeye hem ekonomik canlılık hem de yeni bir kimlik kazandırdı.
Balık Pazarı’nın hemen yakınında yükselen fabrika, bir yanda geleneksel yaşamın (balıkçılık ve küçük esnaf), diğer yanda ise modern Türkiye’nin üretim gücünün simgesi olarak dikkat çekiyordu. Yani Gemlik, bu bölgede hem geçmişini hem de geleceğini aynı anda yaşıyordu.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, o yılların Gemlik’i;
bir yanda denizle yaşayan insanların sıcaklığı,
diğer yanda Cumhuriyet’in üretim gücüyle büyüyen bir şehir olarak karşımıza çıkıyor.
Bu kareler ve görüntüler bize şunu hatırlatıyor:
Gemlik sadece bir şehir değil…
Hem emeğin hem de tarihin yazıldığı bir liman kentidir.

