Gemlik’te doğdu, burada büyüdü…
Anadolu’yu dolaşarak edebiyatla harmanladığı hayatı boyunca, köklerini hiç unutmadı.
Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Gemlik’in hafızasını, kalemiyle ölümsüzleştiren; romanlarıyla, masallarıyla ve araştırmalarıyla bir nesle ışık tutan kıymetli bir isim: Zebercet Coşkun.
Bu kapsamlı araştırma dosyasında, onun yaşamına, edebi mirasına ve Gemlik ile kurduğu derin gönül bağına yakından bakıyoruz.
Doğumu ve Yaşam Öyküsü
Zebercet Coşkun 11 Aralık 1933 tarihinde Bursa’nın Gemlik ilçesinde doğdu. Annesi Lütfiye Hanım, babası İbrahim Turan Bey’dir; eğitimine İstanbul’daki Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nin orta kısmında devam etti. Gençlik yıllarından itibaren edebiyata ilgi duyan Coşkun, aynı zamanda resim sanatıyla da meşgul oldu ve çeşitli karma sergilere katıldı. 1950’li yıllarda Dr. Suat Coşkun ile evlenerek Anadolu’nun farklı bölgelerinde yaşadı; eşinin görevi dolayısıyla 14 yıl boyunca dolaştığı Anadolu’da halkı ve kültürü yakından tanıma fırsatı buldu. Bu geziler, onun edebi birikimine zengin gözlemler olarak yansıdı. İstanbul’a yerleşen yazar, çalışmalarını burada sürdürmüş ve iki çocuk annesi olmuştur. Ayrıca Coşkun, Çocuk Edebiyatı Derneği üyesi olarak çocuk edebiyatı alanında da faaliyet göstermiştir.
Coşkun’un yazın hayatı 1960’ların ortasında başladı. İlk öyküsü 1966 yılında Bitlis adlı yerel gazetede yayımlandı. Bu adım, onun edebiyata girişini simgeler. Sonraki yıllarda çeşitli dergi ve gazetelerde yazmayı sürdürdü. Özellikle Bursa merkezli Eflatun dergisinde kültürel araştırmalara dayanan makaleler kaleme aldı. Örneğin, Bursa’nın efsanelerini anlattığı “Efsaneler Şehri Bursa” ve Anadolu halk anlatılarını derlediği “Efsanelerle Anadolu” başlıklı yazıları Eflatun’da yayımlandı. Yerel tarih merakıyla da öne çıkan Coşkun, Gemlik tarihine dair bir yazı dizisini “Gemlik Körfez” gazetesinde yayınlayarak ilçesinin geçmişine ışık tuttu.

Gemlik ile Bağı
Zebercet Coşkun doğup büyüdüğü Gemlik ile güçlü bir kültürel bağa sahiptir. Gemlikli bir ailenin kızı olarak, memleketinin tarihine ve kültürüne dair araştırmalar yapmayı yaşamı boyunca sürdürdü. Gemlik Körfez gazetesinde yayımladığı “Tarih İçinde Gemlik ve Havalisi” başlıklı yazı dizisiyle Gemlik’in geçmişini okurlara aktardı. Bu yazılar, Gemlik ve civarının tarihsel gelişimini belgeliyor, yöre halkının hafızasındaki efsane ve anıları kayıt altına alıyordu.
Coşkun’un en önemli katkılarından biri, Gemlik’in tarihini kitaplaştırması oldu. 1998 yılında basılan “Kimler Geldi Kimler Geçti: Tarih İçinde Gemlik” adlı araştırma-inceleme kitabı, doğduğu ilçemizin geçmişine dair kapsamlı bilgiler içermektedir. Bu eserinde Gemlik’in antik dönemlerden Cumhuriyet dönemine kadar tarihini, önemli olaylarını ve kültürel mirasını bir araya getirdi. Kitap, Gemlik’in yerel tarihine dair bir başvuru kaynağı haline gelmiş ve sonraki araştırmacılar tarafından sıkça kullanılmıştır. Nitekim Gemlik hakkında sonradan yapılan çalışmalar Coşkun’un paylaştığı bu bilgilere atıfta bulunmuş, ilçenin tarihi üzerine çalışanlar için Coşkun’un eseri değerli bir temel oluşturmuştur.

Gemlik ile bağı, sadece tarih yazılarıyla sınırlı kalmamıştır. Coşkun, memleketinin kültürünü ve insanını roman ve öykülerinde de dolaylı olarak yansıtmıştır. Anadolu’yu karış karış gezerek edindiği izlenimler, Gemlikli bir yazar olarak onun bakış açısını şekillendirmiştir. Bu yönüyle Zebercet Coşkun, Gemlik’in yetiştirdiği önemli kültür insanlarından biri olarak anılmakta; doğduğu kente vefa borcunu, tarihini yazıp gelecek kuşaklara aktararak ödemektedir.
Edebi Eserleri
Zebercet Coşkun’un yapıtları roman, masal ve araştırma türlerinde çeşitlilik gösterir. Eserlerinde genellikle tarihsel olaylar, toplumsal temalar ve Anadolu insanının hikâyeleri öne çıkar. Başlıca eserleri ve içerikleri şunlardır:
- “Haçin” (1975, roman): Coşkun’un ilk romanı olan Haçin, Adana’nın Saimbeyli ilçesinde (tarihi adıyla Haçin’de) Milli Mücadele yıllarında yaşananları konu alır. Bu romanıyla 1975 yılında düzenlenen Milliyet Roman Yarışması’nda dördüncülük elde etmiş ve adını edebiyat dünyasına duyurmuştur. Haçin, Fransız işgali sırasında görevlendirilen kaymakam Çallıyan Efendi’nin notları ile yazarın 1963’te Saimbeyli’de halktan dinlediği hatıraları harmanlayan bir kurguyla ilerler. Romanda, zengin mahallede yaşayan Ermeniler ile yoksul mahalledeki Türklerin çektiği acılar, Amerikan misyoner okulu etrafında gelişen olaylar eşliğinde, tarafsız ve insani bir bakış açısıyla anlatılır. Coşkun, Saimbeyli’de bir manastır bahçesinde gezerken dinlediği ağıtlar ve hikâyelerden etkilenerek bu romanı kaleme almış; tarihin tozlu sayfalarında kalmış trajedileri edebiyat aracılığıyla görünür kılmayı amaçlamıştır.
- “Elmanın Kurdu” (2001, roman): Yazarın ikinci romanı olup Güneydoğu Anadolu’da yaşanan toplumsal sıkıntılara odaklanır. Bu eserde Coşkun, bölgedeki yoksulluk, geri kalmışlık ve sağlık sorunlarını gözlemlerine dayanarak işlemiştir. Roman, bir doktor tarafından kendisine verilen “Sağlık Oteli” adlı bir başka metinden ilhamla kaleme alınmış olup, 2001 yılında Bursa’da Düşlem yayınları tarafından basılmıştır. Elmanın Kurdu, yazarın Anadolu insanının dertlerine ne denli duyarlı olduğunu gösteren çarpıcı bir çalışmadır.
- Masal Kitapları: Zebercet Coşkun, yetişkin edebiyatının yanı sıra çocuk edebiyatına da eserler kazandırmıştır. Üç masal kitabı bulunmaktadır:
- “Altın Kale’nin Esrarı” (1988): Yazarın çocukluğunda aile büyüklerinden dinlediği ve Anadolu’da derlediği masallara dayanan bu kitap, geçmiş zamanların inanç ve duygularını çocukların sihirli dünyasına taşıyor.
- “Kara Dev ile Kotan” (1990): İlk kitabın devamı niteliğindeki bu masal eserindeki hikâyeler öylesine evrensel bulunmuştur ki kitap, Türkçe ve Ermenice olarak çift dilli yayımlanmıştır. Bu yönüyle Türkiye’deki azınlık dillerine de hitap eden önemli bir çocuk kitabıdır.
- “Sihirli İnci” (1997): Beş masaldan oluşan bu eser, Coşkun’un masal serisinin son kitabıdır. Sihirli İnci, yurt dışında yayımlanan bir Dünya Masal Antolojisi içinde de yer bularak uluslararası bir platformda kendine yer bulmuştur.
- “Kimler Geldi Kimler Geçti: Tarih İçinde Gemlik” (1998, araştırma/anı): Bu kitap, yazarın doğup büyüdüğü Gemlik’in tarihini kayıt altına alan kapsamlı bir çalışmadır. Coşkun, arşiv belgeleri, yerel kaynaklar ve sözlü tarih yöntemini kullanarak Gemlik’in geçmişine ışık tutmuştur. İlçenin antik çağlardan 20. yüzyıla uzanan serüvenini anlatan eser, Gemlik hakkında yapılacak her türlü araştırma için temel bir kaynak niteliğindedir.
Coşkun’un eserleri, yayımlandığı dönemde okuyuculardan ve eleştirmenlerden ilgi görmüştür. “Haçin” romanı Milliyet Yayınları tarafından basılmış ve dönemin önemli edebiyat yarışmasında dereceye girmesiyle dikkat çekmiştir. Masal kitapları ise Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle basılmış; bu sayede okullara ve kütüphanelere de girmiştir. Yazarın Gemlik tarihi üzerine kitabı ise yerel bir yayınevi olan Körfez Ofset tarafından Bursa’da yayımlanmış, bölge halkıyla buluşmuştur. 2005 yılında Coşkun, ilk romanı Haçin’i yıllar sonra “Tarihe Düşülen Dipnot: Haçin ve Çallıyan Efendi” adıyla yeniden ele alarak Günizi Yayıncılık’tan bir baskı daha gerçekleştirmiş; böylece Haçin’in hikâyesini yeni nesil okurlara ulaştırmıştır.
Edebi Tarzı ve Etkisi
Zebercet Coşkun’un edebi tarzı, Anadolu insanının gerçek hikâyelerini tarihsel bir bilinçle harmanlamasıyla öne çıkar. Romanları, yaşanmış olaylardan ve sözlü tarih öğelerinden beslenir. Özellikle Haçin romanında, Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkler ile Ermeniler arasında yaşanan dramatik olayları tarafsız ve insancıl bir üslupla işlemesi takdir toplamıştır. Coşkun, resmi tarih yazımının ötesine geçerek her iki tarafın da acılarını dile getirmiş; böylece edebiyatta empati ve insanlık değerlerini ön plana koyan bir anlatım benimsemiştir. Bu yönüyle onun romanları toplumsal gerçekçi geleneğe yaslanır, ancak tek taraflı söylemlerden kaçınan dengeli bir perspektifle fark yaratır.
Yazarın Anadolu’yu dolaşarak edindiği deneyimler, eserlerinin en belirgin ilham kaynağıdır. Haçin’in ortaya çıkışı Saimbeyli’deki yaşlı kadınlardan dinlediği ağıtlara dayanır; Coşkun bu tanıklıklardan “dinlediklerinden etkilenerek” romanını kaleme almıştır. Elmanın Kurdunda ise güneydoğuda bizzat gözlemlediği yoksunlukları ve kendisine ulaştırılan bir doktor anısını edebi biçime dönüştürmüştür. Dolayısıyla Coşkun, derlemeci bir yazar kimliği de taşır – yaşanmış öyküleri, halk masallarını ve efsaneleri derleyip edebiyat süzgecinden geçirerek yeniden anlatır. Nitekim yayınladığı masal kitapları, Anadolu folklorunun zengin motiflerini içerirken aynı zamanda evrensel mesajlar vermeyi hedefler. Örneğin “Altın Kale’nin Esrarı” ve devamındaki masallar, eski kuşakların inanç ve öğretilerini çocuklara aktarmakla kalmaz, kültürel mirasın kuşaklar arasında aktarımına da hizmet eder.
Etkileri bağlamında, Zebercet Coşkun çok geniş bir okur kitlesine ulaşmamış olsa da eserleri akademik çevrelerde ve yerel tarihle ilgilenenler arasında önemli bir yere sahiptir. Haçin romanı üzerine edebiyat çevrelerinde değerlendirmeler yapılmış; Ali Aksoy’un 2004 yılında Bursa Yazıları’nda yayımlanan “Haçin’i Yazmak Hüneri” başlıklı makalesi Coşkun’un bu romanını derinlemesine incelemiştir. Yine 2007 yılında Nesrin Tağızade Karaca, Uluslararası Asya ve Afrika Çalışmaları Kongresi’nde sunduğu bir bildiride Haçin romanını ele alarak bir bölgeyi ve bir romanı birlikte irdelemiştir. Bu akademik çalışmalar, Coşkun’un eserlerinin edebiyat araştırmaları için bir değer taşıdığına işaret eder.
Öte yandan, Coşkun’un Gemlik tarihi üzerine yazdığı kitap da yerel tarih meraklıları ve araştırmacıları tarafından sıkça referans alınmıştır. Gemlik üzerine daha sonra yazılan kitaplar ve makaleler, onun derlediği bilgilere atıf yaparak ilerlemiştir. Bu da Coşkun’un, bir yazar olarak sadece edebiyat sahnesinde değil, aynı zamanda yerel tarih bilincinin gelişiminde de etkili olduğunu göstermektedir. Kısacası Zebercet Coşkun, edebiyatla tarihi buluşturan tarzıyla kendi özgün kulvarını yaratmış; sonraki kuşaklara hem bir edebiyat eseri hem de bir belge niteliği taşıyan yapıtlar bırakmıştır.
Medyada Yer Alan Röportajları veya Söyleşileri
Zebercet Coşkun, eserleri ve araştırmalarıyla zaman zaman medya ve yayın organlarında yer bulmuştur. Özellikle yerel ve kültürel yayınlarda kendisiyle ilgili söyleşi ve değerlendirmeler yapılmıştır. 1970’li yıllarda Haçin romanının başarısı sonrasında bazı gazete ve dergilerde Coşkun’un bu çalışmasına değinilmiş, fakat dönemin koşullarında kendisi göz önünde olmayı çok tercih etmemiştir. Yıllar sonra, 1998 yılında Bursa’da yayımlanan Düşlem dergisi, Alper Aksoy imzalı “Haçin’i Yazmak Hüneri” başlıklı bir yazıya yer vererek Coşkun’un roman yazma serüvenini ve eserinin arka planını okurlara aktarmıştır. Bu yazıda Coşkun’un Saimbeyli’de yaşadıklarını romana dönüştürme süreci ve tarihsel olayları edebiyata taşıma becerisi övgüyle anlatıldı.
Daha yakın dönemde, Zebercet Coşkun’un çalışmalarına Gemlik yerel medyasında da ilgi gösterildi. Ocak 2025’te Gemlikli bir araştırmacı yazarın moderatörlüğünde gerçekleştirilen bir programda, Zebercet Coşkun ve Gemlik tarihi üzerine bir söyleşi yapıldı. Bu programda Coşkun’un ilçenin tarihine dair aktardıkları ve özellikle eski yazıların (paleografya) çözümlenmesi konusundaki katkıları masaya yatırıldı. Coşkun bu tür kültürel etkinliklerde anılmakta, Gemlik’in hafızası olarak takdir edilmektedir.
Ayrıca Gemlik Belediyesi ve kültür dernekleri tarafından düzenlenen bazı panel ve etkinliklerde Zebercet Coşkun onur konuğu veya konuşmacı olarak yer aldı. Örneğin 1995’li yıllarda Gemlik’in tarihi fotoğraflar sergisi açılışında Coşkun, Dr. Avni Domaniç ile birlikte konuşmacı olarak katılarak anılarını paylaştı. Bu gibi etkinlikler, onun bilgi ve tecrübelerinin yeni nesillere aktarılması açısından önemli fırsatlar yaratmıştır.
Zebercet Coşkun, Gemlik’in yetiştirdiği değerli bir edebiyat insanı ve araştırmacısıdır. Onun yaşam öyküsü ve eserleri, bir yandan Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinin kültürel zenginliklerini yansıtırken diğer yandan da bir ilçenin hafızasını diri tutmaktadır. Coşkun, halen İstanbul’da mütevazı yaşamını sürdürmekte ve yapıtlarıyla okurlara seslenmeye devam etmektedir. Onun kaleme aldığı romanlar, masallar ve tarih araştırmaları, Gemlik’te hayatın bir dönemine tutulmuş sağlam birer aynadır. Bu kapsamlı çalışma, Gemlik’te Hayat okurları için Zebercet Coşkun’u tüm yönleriyle tanıtmayı ve bu değerli ismin unutulmamasını amaçlamaktadır.
Saygı ve sevgilerimizle.
Kullanılan Kaynaklar;
| Kaynak No | Kaynak Adı | Kullanım Alanı |
|---|---|---|
| 1 | Bursa Eflatun Dergisi (1970’ler) | Gemlik’in efsaneleri ve halk anlatıları üzerine yazıları, yazarın kültürel çalışmaları |
| 2 | Gemlik Körfez Gazetesi (1960’lar) | Tarih İçinde Gemlik ve Havalisi başlıklı yazı dizisi |
| 3 | ‘Haçin’ Romanı (Milliyet Yayınları, 1975) | Yazarın ilk romanı, Milli Mücadele dönemi olayları, edebi tarzı |
| 4 | ‘Elmanın Kurdu’ Romanı (Düşlem Yayınları, 2001) | Güneydoğu Anadolu’daki yaşamı ele alan romanı |
| 5 | Masal Kitapları (Altın Kale’nin Esrarı, Kara Dev ile Kotan, Sihirli İnci) | Anadolu masallarını derlediği çocuk kitapları, çift dilli yayınlar |
| 6 | ‘Kimler Geldi Kimler Geçti: Tarih İçinde Gemlik’ (1998) | Gemlik’in tarihini konu alan araştırma kitabı |
| 7 | Bursa Yazıları Dergisi (2004, Alper Aksoy) | Haçin romanının incelendiği değerlendirme yazısı |
| 8 | Uluslararası Asya-Afrika Kongresi Bildiri Kitabı (2007) | Haçin romanı üzerine akademik bildiri |
| 9 | Gemlik Belediyesi Kültürel Etkinlikleri Arşivi | Yazarın katıldığı tarih temalı etkinlikler, söyleşiler |
| 10 | Gemlik Kent Hafızası Söyleşi Programı (2025) | Zebercet Coşkun’un tarih anlatıları ve paleografya katkıları |

