1. Haberler
  2. Gemlik
  3. Umurbey’de 21 Sahabe’nin Yattığı “Umurbey Sahabe Mezarlığı” Gün Yüzüne Çıkacak!

Umurbey’de 21 Sahabe’nin Yattığı “Umurbey Sahabe Mezarlığı” Gün Yüzüne Çıkacak!

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bölgemizin İlk Müslüman Türk Mezarlığı ile Sahabe Mezarlıklarının Tarihçesi ve Burada Bulunan Sahabeler

Araştırma haberimize katkıda bulunup bu videonun bize ulaşmasını sağlayan başta Belediye Başkanımız Sn. Şükrü Deviren ve araştırmayı sürdürüp kayıt altına alan belediye personeli Umurbey halkından Mehmet Kurşun beyefendiye teşekkürü borç biliriz.
“Umurbey Şehit Sahabe Mezarlığı” günümüzde aydınlığa çıkarılıp, maneviyatı yüksek bir kabristanlık haline getirileceğine Gemlik’te Hayat ailesi olarak inancımız tamdır. Emeği geçen herkesten Allah (c.c.) razı olsun.

Gemlik’in Umurbey Mahallesi’nde 21 Sahabe Kabrinin Bulunduğu Rivayet Edilir!​

Sahabe, peygamber efendimiz Hz. Muhammed’i (S.A.V.) görmüş ve sohbetinde bulunmuş ilk Müslüman nesli ifade eder. Bu mezarlıkta yatanların, İslam peygamberinin sahabelerinden bir grup olduğuna inanılır. Geleneksel anlatıma göre söz konusu sahabeler asırlar önce İslâm ordularıyla birlikte Anadolu’ya gelmiş ve şehit düşmüşlerdir. Umurbey Şehit Sahabe Mezarlığı olarak anılan bu kabristanda, kimlikleri tek tek kesinleşmemiş olsa da “Ashab-ı Kiram”dan (Peygamber’in yakın arkadaşlarından) bir topluluğun medfun olduğu kabul görmüştür​.

Bu mezarlığın tarihçesi, İslam’ın ilk fetih dönemlerine dayanır. Bölgedeki halk arasında nesilden nesile aktarılan bilgilere göre, 21 sahabe İstanbul’u fethetme gayesiyle yola çıkmış ve Gemlik civarında şehit olmuştur​.​

Bu nedenle mezarlık, tarih boyunca yöredeki halk tarafından kutsal bir emanet olarak görülmüştür. Osmanlı dönemine gelindiğinde de bu sahabe kabirleri zamanla hatırlanmamaya başlanmıştır.

Sahabelerin Bölgeye Gelişi ve Tarihî Bağlamı

Umurbey sahabeleri‘nin bölgeye gelişi, İslam tarihinin erken fetihleriyle ilgilidir. 7. yüzyılda Emevîler, Hz. Muhammed’in “İstanbul’un fethi” ne dair müjdesine nail olmak amacıyla Bizans İmparatorluğu’na karşı seferler düzenlediler​

Özellikle 668-669 yıllarında başlayan ve 674-678’de yoğunlaşan Konstantinopolis kuşatmaları, sahabelerin de katıldığı büyük askerî harekâtlardı​​

İslam orduları Anadolu’yu kat ederek İstanbul önlerine kadar ilerlediler; bu seferlere Hz. Hüseyin, Ebû Eyyûb el-Ensarî, Ebû Şeybe el-Hudrî gibi sahabelerin de gönüllü olarak katıldığı tarihî kaynaklarda belirtilir​. Kaynak: yeniasya.com.tr

Nitekim İstanbul surları dibinde vefat eden Ebû Eyyûb el-Ensarî’nin kabri (günümüzde Eyüp Sultan Türbesi) bu seferlerin en meşhur hatırasıdır.

Umurbey’deki sahabeler ise İstanbul kuşatmasına kara yoluyla değil, muhtemelen deniz yoluyla Marmara sahillerinden katıldılar. Rivayete göre, Gemlik Körfezi’nden karaya çıkan İslam mücahitleri Bizans kuvvetleriyle burada çatışmaya girdi. Gemlik yakınlarındaki Kurtul Boğazı mevkiinde cereyan eden çarpışmada bu 21 sahabe şehit oldu​

Daha sonra aynı kafileden sağ kalanlar, şehit düşen kardeşlerini Umurbey civarına defnettiler. Bu hadise, Anadolu’da İstanbul fethi uğruna can veren ilk sahabelerden bir grup olmaları nedeniyle tarihi bir önem taşır. Bölgedeki “Hz. Peygamber’in müjdesine nail olma” inancı, sahabelerin İstanbul’u fethetme ideali uğruna bu topraklarda şehit düştüklerini anlatır​.

Sonuç olarak, Umurbey sahabe mezarlığı, İslâm’ın Anadolu’daki en eski dönemine ait bir şehitlik olarak ortaya çıkmaktadır.

Osmanlı ve İslâm Tarihindeki Yeri

Umurbey’deki sahabe kabirleri, Anadolu topraklarında İslâm’ın erken izlerini göstermesi bakımından son derece değerlidir. İslam tarihine göre İstanbul’u fethetme teşebbüsleri sırasında yalnız İstanbul surları dibinde değil, Marmara bölgesinin muhtelif yerlerinde sahabe kabirleri oluşmuştur. Bu bağlamda Umurbey sahabeleri, Eyüp Sultan başta olmak üzere “İstanbullu sahabeler” geleneğinin bir parçasıdır. İstanbul fethedilmeden yaklaşık 700 yıl önce bu topraklarda defnedilmiş olmaları, bölgenin manevi tarihine ışık tutar. Sahabelerin varlığı yöre halkına moral ve kimlik kaynağı olmuş, “ilk gaziler” olarak görüldüklerinden, bulundukları yerler adeta birer ziyaretgâh haline gelmiştir. Nitekim Hz. Peygamber’in “Ashabımın vefat ettiği beldelerin halkı için ahirette birer nur olacaktır” şeklindeki hadis-i şerifi de sahabe kabirlerinin manevi önemini vurgular​.

Rivayete göre Yalova Güneyköy’de medfun bulunan Nakşibendi Şeyhi Şeyh Şerafettin Dağıstani Umurbey’de dervişlerini ziyaret için Umurbey’e gelir ve burada yatan sahabelerin isimlerini ve yerlerini dervişlerine gösterir. Şeyh Şerafettin Dağıstani’nin menakıpnamesinde buradaki ziyaret isimlerinin yazılı olduğu köy halkına ve dervişlere bildirilmiştir.

Umurbey’deki dervişlerinin çocukları ve torunları bu ziyaretleri yakın zamana kadar devam ettirmiş, günümüzde ziyaret unutulmuştur.

Uludağ Üniversitesi ve Belediye işbirliği ile yaklaşık 70.000 sayfa olan menakıpnamenin içerisinde kaybolan bölümlerin de olduğu, elimizdeki günümüze kadar gelen bölümlerinde bahse konu bölüm aranmaktadır.

Öte yandan Umurbey Rumeli Fatihi Lâla Şahin Paşa’nın torunu Musa Çelebinin oğludur. Lâla Şahin Paşa 1. Murat Hüdavendigar’ın Lâlasıdır. Edirne Fatihi ve Sırpsındığı Savaşının komutanıdır. Rumelinde bir çok gaza eylemiş olup ilk vezirdir. Umurbey’in kuruluşu Gemlik’in fethinden önce Umurbey’e yerleşen beş komutan ile Ay Tepe’de medfun bulunan Gazi Kara Ali bey ile gerçekleşmiştir. Gemlik 1333 yılında feth edildikten sonra Yazır bey, Öğrencik bey, Kozolan bey, Balaban bey ve Akçakoca bey Sultan Orhan’ın direktifleri doğrultusunda Umurbey’de belirli bir süre kalmış, oba kurmuşlardır. Bu arada köyün adı KOZCA olarak geçmektedir. Umurbey 1400 yılında Sultan Murat Hüdavengigar’ın torunu Hundi sultan ile evlenip sarayla bağlantı oluşunca mevcut köy çeyiz hediyesi olarak Umurbey’e verilir. Hundi Sultan’ın bir dedesi Murat Hüdavendigar, bir dedesi Yakup Çelebidir.

Mahmut Bedrettin Pars, Yakup çelebinin ağabeyidir. Bursa’da bulunan sarayda temizlik işleriyle görevli bir zattır. Camii’nin olduğu yere bir tekke, aynı zamanda Umurbey’e bir camii ve bir medrese yaptırmıştır. Bedrettin Pars’ın ölümünden sonra PARSBEY vakfı mütevelli heyeti başkanı Umurbey olmuştur. Köyün ismi zaman içinde PARSBEY den Umurbey’e dönüşmüştür. Bundan sonraki bütün heyet başkanları Umurbey’in sülalesinden gelmiştir.

1469 yılında vefat eden Umur Bey de vasiyeti üzerine bu mahalleye defnedilmiştir​.​ Günümüzdeki Umur Bey’in mezarı ve beyler mezarlığı ile beraber sahabe mezarları da aynı mezarlık alanı içindedir. 1966 yıllarında o zamanki yönetim tarafından mezarlığın içerisinden yol geçirilip, mezarlık ikiye bölünmüştür. Umur Bey sülalesinin, Umurbey ileri gelenlerinin tüm mezarları günümüzde toprak altında kalmıştır.

Buna rağmen Umurbey Şehitliği, İslâm’ın ilk dönemi ile Osmanlı’nın klasik çağını birleştiren çok katmanlı bir tarihî anlam taşımaktadır. Bir yanda Hz. Peygamber devrine kadar uzanan sahabe kabirleri, diğer yanda Osmanlı hanedanına hizmet etmiş bir bey aynı kabristanlık içerisinde yer almaktadır. Bu durum, mezarlığın Osmanlılar nezdinde taşıdığı manevi önemi artırmış ve bölgenin fethi ruhunu temsil eden bir simgeye dönüşmesine katkı sağlamıştır.

Ziyaret Edilme Durumu ve Koruma Çalışmaları

Umurbey Sahabe Mezarlığı, uzun yıllar boyunca daha çok yöre halkının bildiği mütevazı bir ziyaretgah konumundaydı. Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet’in ilk zamanlarında, özellikle dini bayramlar veya mübarek gecelerde bazı halkın burayı ziyaret ettiği rivayet edilir. Ancak ulusal ölçekte aradan geçen asırlar sebebiyle tanıtımı yapılmadığı için, zamanla mezar taşlarının toprak altında kalması sebebiyle, geniş kitlelerce pek bilinmemiştir. Yakın geçmişte mezarlık çevresinin tenha olması nedeniyle istenmeyen kullanımlara maruz kaldığı görülmüştür – öyle ki bazı kişiler burayı mesire yeri gibi kullanıp içki alemleri düzenlemiş, mezarların etrafı boş şişelerle dolmuştur​.

Bu durum, maneviyatına değer veren bölge sakinlerini derinden yaralamış ve tepkilere yol açmıştır.

Son yıllarda, mezarlığın içinde bulunan sarıklı mezar başlıkları medyada gündeme gelince, yetkililer harekete geçti. 2022’de yerel basında çıkan haberler Gemlik Belediyesi’nin sahabe kabirlerine ilgisiz kalmasını eleştirirken, mezar taşlarının kırık dökük hali ve çevrenin adeta çöplüğe dönmesi kamuoyunun dikkatini çekti​.

Bu tepkiler üzerine, mezarlığın korunması için adımlar atılmaya başlandı. Özellikle 2024 yılı itibariyle Gemlik Belediyesi yönetimi değişince, yeni belediye başkanı Sn. Şükrü Deviren buraya önem vereceğini açıkladı. Aralık 2024’te Gemlik Belediye Meclisi’nde konu gündeme alındı ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle sahabe mezarlarının araştırılması ve ihyası kararlaştırıldı​.

Belediye Başkanı Şükrü Deviren, “Umurbey’de araştırmaları devam eden sahabe mezarları konusunda tarihi gerçeği ortaya çıkarıyoruz. Eğer iddialar doğruysa, bu manevi miras Gemlik’e ve ülkemize önemli bir katkı sağlayacak.” diyerek konunun ehemmiyetini vurguladı​.

2025 yılı başında somut koruma çalışmaları hız kazandı. Gemlik Belediyesi, Uludağ Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü hocaları Prof. Dr. Bülent Nuri Klavuz, Dr. Doğan Yavaş ve Dr. Erkan Kaya ile toplantılar yaparak bir kazı ve restorasyon projesi hazırladı​.​

22 Ocak 2025 tarihinde yapılan açıklamada, amaçlarının “Umurbey’in tarihi dokusunu ve sahabe mezarlarını ön plana çıkararak bölgenin kültürel mirasını tanıtmak” olduğu belirtildi.​

İlk etapta Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan gerekli izinlerin alınması ve ardından arkeolojik kazıya başlanması planlandı​.

Bu kazılarla hem mezar taşlarının ve kitabelerin bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılması hem de şehitlerin kalıntılarının incelenmesi hedefleniyor. İzin süreçlerinin tamamlanması akabinde, 2025 yılı içinde kazıya start verileceği duyuruldu​.​

Koruma çalışmalarının bir parçası olarak mezarlık alanının temizlenmesi, çevre düzenlemesi ve güvenlik önlemlerinin alınması da gündemdedir. Belediye, bölgeyi ihata altına alarak mezarların etrafını çevirmeyi, bilgilendirici tabelalar yerleştirmeyi ve aydınlatma sağlamayı planlıyor. Ayrıca çıkarılacak tarihi bulguların ışığında, müze veya anıt niteliğinde bir düzenleme yapılarak ziyaretçilere açılması düşünülüyor. Belediye Başkanı’nın ifadesiyle, bu çaba Gemlik’in inanç turizmi potansiyelini de canlandıracaktır: “Bölgenin tarihi zenginliklerini ortaya çıkararak hem yerel halkımızı hem de dışarıdan gelen ziyaretçileri bu değerlerle buluşturacağız. Bu çalışma Gemlik’in turizmde daha geniş yer edinmesi adına önemli bir adım olacak”

Sonuç itibariyle, asırlardır ihmal edilen Umurbey sahabe mezarlığı için günümüzde kapsamlı bir koruma ve ihya süreci başlamış durumdadır.

Yerel Halk ve Tarihçilerin Görüşleri

Umurbey sahabe kabirleri konusunda yerel halkın duyarlılığı yüksektir. Özellikle mahalle sakinleri, atalarından bu kabirlerin sahabelere ait olduğunu duyarak büyümüşlerdir. Bölge insanı için burası yalnızca bir mezarlık değil, aynı zamanda manevi bir sığınak ve onur kaynağıdır. Nitekim Umurbey Muhtarlığı kayıtlarında da mezarlığın “şehitlik” olarak geçtiği ve özel statüde görüldüğü belirtilir. Ancak son yıllarda yaşanan bakımsızlık, halkın tepkisine yol açmıştır. 2022’de basına konuşan duyarlı vatandaşlar, sahabe kabirlerinin bakımsızlığı ve etrafının içki şişeleriyle dolu olmasını “yüreğimizi sızlatıyor” diyerek eleştirmiş ve Gemlik Belediyesi’ni tarihe sahip çıkmaya davet etmiştir​.

Yine aynı dönemde halk, mezar taşları sağa sola dağılmış, kitabeleri sökülmüş bu kabristanın bir an evvel temizlenmesini ve düzenlenmesini talep etmiştir​.

Bu tepkiler, yerel halkın kendi tarihine ve dinî mirasına ne denli bağlı olduğunu göstermektedir.

Bölgedeki yerel tarihçiler ve yazarlar da Umurbey sahabe mezarlığına dair çeşitli görüşler dile getirmiştir. Kimi araştırmacılar, resmi arşivlerde doğrudan sahabelerin isimleriyle ilgili belge bulunmadığını, ancak sözlü tarih ve vakayinameler aracılığıyla bu bilginin günümüze ulaştığını belirtir. Örneğin, Bursa yöresi üzerine yazılmış eski eserlerde (salnameler, yerel tarih kitapları) Gemlik dolaylarında İslâm’ın ilk dönem şehitlerinin metfun bulunduğuna dair atıflar olduğu ifade edilir. Bazı tarihçiler ise bu kabirlerin gerçekten sahabe nesline ait olup olmadığının bilimsel olarak incelenmesi gerektiğini vurgular. Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bülent N. Klavuz ve ekibi, arkeolojik ve antropolojik yöntemlerle mezarların tarihinin kesinleştirilmesinin önemine işaret etmiştir​.

Onlara göre mezar yerlerinden çıkarılacak bulgular (örneğin kemik kalıntılarının karbon testi, mezar yapısının incelenmesi gibi) bu kişilerin yaşadıkları dönemi netleştirecektir. Eğer sonuçlar 7. yüzyıla işaret ederse, Umurbey mezarlarının sahabe kabirleri olduğu teyit edilmiş olacaktır.

Akademik çevre, ihtiyatlı fakat umutlu bir yaklaşım sergilemektedir. Gemlik Belediye Meclisi’nde de dile getirildiği üzere, “iddialar doğruysa bu manevi miras Gemlik’e ve ülkemize önemli bir katkı sağlayacak” şeklinde bir beklenti vardır​.

Yani bilim insanları efsanevi anlatımla gerçeği örtüştürmeye çalışmakta, belge ve bulgularla efsaneyi desteklemeyi hedeflemektedir. Öte yandan bazı tarihçiler, Osmanlı’da zaman zaman kahraman gazilerin türbelerinin halk arasında “sahabe” mertebesine yükseltildiğini, bu nedenle eleştirel bir tutumla yaklaşmak gerektiğini de hatırlatır. Bu görüşe göre, Umurbey’de yatanlar belki Emevi döneminde İstanbul seferine katılmış tabiin neslinden (sahabeleri görmüş ikinci nesil) Müslümanlar da olabilir. Fakat genel kanı, bunların bizzat sahabe olduğu yönündedir ve yörede başka bir alternatif anlatım mevcut değildir.

Yerel halk açısından ise akademik tartışmalardan bağımsız biçimde bu kabirler kutsal emanetler olarak görülür. Bölge insanı, büyüklerinin kendilerine aktardığı şekliyle buradaki şehitlerin “Ashab-ı Güzin”den (seçkin sahabelerden) olduğuna inanç gelmiştir. Bu inanç, halkın mezarlığa yaklaşımını da belirler: Uzun süre ihmal edilse de kimse mezar alanına zarar vermeye cesaret edememiş, defin alanı korunmuştur. Halktan bazıları, geceleri kabristanda manevi hisler duyduklarını, sanki orada nöbet tutan manevi bekçiler bulunduğunu anlatır. Bu tür menkıbeler, sahabe mezarlığı etrafında oluşan halk kültürünün bir parçasıdır.

Son dönemde belediye öncülüğünde başlayan çalışmalar halk arasında memnuniyetle karşılanmıştır. Umurbey sakinleri, mezarlığın temizlenip düzenlenmesiyle yeniden ziyaret edilebilir hale geleceği günü sabırsızlıkla beklemektedir. Bir kısım vatandaş ise, projenin sadece turistik değil manevi hassasiyetle yürütülmesi gerektiğini dile getirmektedir. Örneğin, kazı çalışmaları sırasında şehit kemiklerine saygılı olunması, mümkünse dini ritüellerle (Kur’an okunması, dua edilmesi gibi) desteklenmesi talep edilmektedir. Bu talepler, tarihçilerin de dikkatine sunulmuş ve projenin her adımında bir ilahiyat danışmanının bulunması fikri ortaya atılmıştır.

Sonuç olarak, Gemlik Umurbey’deki sahabe mezarlıkları yazılı ve sözlü halk rivayetlerine dayanıp Gemlik Belediyesi ile Uludağ Üniversitesi arasında yapılan protokol doğrultusunda konunun tüm detayları incelenip tarihin gerçek yüzünü araştırıp gün yüzüne çıkarılması hedeflenmektedir. Sahabe mezarları gerek yerel halk gerekse tarihçiler tarafından büyük öneme sahip görülmektedir. Yüzyıllar boyunca dilden dile aktarılan bilgiler, nihayet günümüz teknolojisi ve bilimsel mercekleriyle incelenmeye başlanmıştır. Eğer bilimsel araştırmalar bu rivayeti doğrularsa, Anadolu’daki İslâm tarihi açısından çok değerli bir somut miras tescillenmiş olacak; eğer aksi bir sonuca varılırsa bile, en azından asırlardır süregelen bir efsanenin gerçek boyutları aydınlatılacaktır. Şimdilik eldeki veriler ve kaynaklar, Umurbey’de metfun olanların İstanbul’un fethi hayaliyle can vermiş 21 sahabe olduğunu kuvvetle desteklemektedir​.

Bu inanç, resmi kurumların ve akademisyenlerin de ciddiye aldığı bir konu haline gelmiş olup, yakın gelecekte hem arşiv belgeleri hem de arkeolojik buluntularla daha da pekişecektir.

Kaynaklar: Bu araştırmada kullanılan bilgilerin büyük kısmı, yerel ve resmi kaynaklara dayanmaktadır. Örneğin, 2022 tarihli bir haber yazısı Umurbey’deki sahabe kabirlerinin bakımsız halini gözler önüne sermiş, 21 sahabenin Kurtul Boğazı’ndaki çarpışmada şehit düştüklerini aktarmıştır​.

Yine Gemlik Belediye Meclisi tutanakları ve basın açıklamaları, 2024-2025 yıllarında mezarlığın korunması için atılan adımları ve bu konuda Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Uludağ Üniversitesi iş birliğini açıkça ortaya koymaktadır​.

Akademik bağlamda, sahabelerin İstanbul seferlerine katılımı konusunda yayınlanmış eserlerden örneğin Yeni Asya’da çıkan “İstanbullu Sahabeler” dizisi yararlanılarak genel tarihî arka plan çizilmiştir​.

Bu şekilde, rivayetler ile tarihî kayıtlar bir arada değerlendirilmiştir. Sonuç olarak ortaya konan bilgiler, hem resmî belgelere (belediye kayıtları, projeler) hem akademik yorumlara hem de yerel tanıklıklara dayandırılarak desteklenmiştir. Bu referanslar, Umurbey sahabe mezarlıklarının tarihî ve kültürel değerini ortaya koymakta ve konunun ciddiyetini teyit etmektedir.

Kullanılan Kaynaklar Aşağıdaki Tabloda Belirtilmiştir.

Kaynak No Kaynak Türü Açıklama Yayın Yıl
1 Haber Umurbey’deki sahabe mezarlarının durumu ve yerel halkın tepkileri Yerel Basın (Gemlik Son Nokta) 2022
15 Belediye Açıklaması Gemlik Belediyesi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle yapılan proje toplantısı Gemlik Belediyesi Basın Bülteni 2025
22 Meclis Tutanağı Gemlik Belediye Meclisi’nde sahabe mezarlarıyla ilgili kararlar Gemlik Belediye Meclisi 2024
36 Tarihsel Makale İstanbullu sahabeler ve İstanbul kuşatmalarında şehit düşen sahabeler Yeni Asya 2020
42 Haber / Röportaj Gemlik Belediye Başkanı’nın açıklamaları ve proje detayları Tuna Gazetesi 2025
47 Turizm Portalı Umur Bey Türbesi’nin tarihi ve mezar kitabeleri Bursa Turizm Portalı 2021

Bu metnin izinsiz kullanılması, kaynak gösterilmeden alıntılanması ve çoğaltılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında suç teşkil eder.
“Gemlik’te Hayat Özel Araştırma Haberi” saygı ve sevgilerimizle…

Umurbey’de 21 Sahabe’nin Yattığı “Umurbey Sahabe Mezarlığı” Gün Yüzüne Çıkacak!
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Gemlik'te Hayat - Gemlik'in En Dolu En Yeni Haber ve Yaşam Platformu ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bulutoğluna Özel Kampanya