Berkay Bulut
Berkay Bulut
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kaybolan Gençlik mi? Yolu Gösterilmeyen Nesil mi?

Kaybolan Gençlik mi? Yolu Gösterilmeyen Nesil mi?

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Elimizden kayıp giden bir gençlikten söz ediyoruz sık sık.
Çalışmayan, çabuk vazgeçen, sorumluluk almaktan kaçan, en ufak zorlukta “bana göre değil” diyen bir kuşak…

Bu cümleleri kurarken içimizde bir kızgınlık var. Ama kabul edelim; aslında bu öfkenin muhatabı yalnızca gençler değil.

Bu tablo bir anda mı oluştu?
Kesinlikle değil.

Her şeyleri hazır olsun istedik. Çocuklarımız aman düşmesin diye yollarının önündeki her şeyi süpürdük. Canı sıkılmasın diye önlerine ekran koyduk. Yorulmasın diye sorumluluklarını erteledik. Başarısız olmasın diye kaybetme ihtimalini ortadan kaldırdık. Sonra da dönüp “Neden mücadele etmiyorlar?” diye sorduk.
Mücadeleyi hiç öğretmeden…

Bir durup düşünelim.
Market çıkışında alışveriş çantasını biz taşıyoruz; çocuğumuz taşıyamaz, yorulur diye. Ödevleri en güzel hâliyle teslim edilmezse geri kalır endişesiyle, ebeveynler olarak el birliğiyle tamamlayıp okula gönderiyoruz.
Şimdi kendimize soralım: Biz bu tutumlarla büyütülen ailelerin çocukları mıydık? Hayır.
Peki, böyle büyütülmedik de kötü, başarısız, eksik bireyler mi olduk?

Kendi hayatımdan küçük bir örnek vereyim. On yaşında dayımın oğlu Ahmet Süren’in plakçı dükkânında başlayan çalışma serüvenim; öğretmen babamın bahçemizden her hafta toplayıp getirdiği sebzeleri pazarda, tam anlamıyla bir pazarcı gibi satarak devam etti. Zeytinliklerde, bahçelerde soluksuz çalışmalar… Muhasebe ofisleri, üniversite yılları derken bugün dayanıklı tüketim sektöründe hâlâ aynı tempoyla çalışıyorum.
Eminim bu yazıyı okuyan anne babaların da benzer hikâyeleri vardır.
Soruyorum: Biz bu kadar sorumluluk altında yetişirken, affınıza sığınarak söylüyorum, ezilirken; kötü insanlar mı olduk, hayat başarısızları mı olduk, silik profilli bireyler mi yetiştik?

Bugün birçok gencin en büyük problemi tembellik değil, amaçsızlıktır. Sabah kalkmak için bir sebebi olmayan insan, doğal olarak yatağa mahkûm olur. Emekle bir şey kazanmanın ne demek olduğunu tatmamış bir genç için başarı da, para da, itibar da soyut kavramlardır.
Her şeyin “hemen” olduğu bir dünyada sabretmek, beklemek, adım adım ilerlemek onlara anlamsız geliyor.

Şunu koca koca harflerle yazmak gerekir:
Hayat bu hızda çalışmıyor.
Hayat emeği ödüllendiriyor.
Geç kalmayı affetmiyor.
Bahaneleri kabul etmiyor.
Keşkelere acımıyor.

Bunu gençler değil, biz büyükler anlatmak zorundayız. Bu bizim asli sorumluluğumuz, temel görevimiz. Ama sözle, nasihatle değil; birlikte yaşayarak, yaşatarak öğretmeliyiz. Aksi hâlde yarın “keşke” dememek mümkün olmaz.

Evlatlarımızı kurtarmanın yolu nasihat kürsülerinden geçmiyor. Onları gerçek hayatın içine çekmekten geçiyor.

Küçük yaşta sorumluluk vermekten, yaptığı işin sonucuyla yüzleşmesine izin vermekten, başarısız olduğunda elinden tutup “kalk” demekten geçiyor. Her düştüğünde sırtına yüklenmek değil, ayağa kalkmayı öğretmek gerekiyor.
Gençlere “çalış” demek kolay. Asıl zor olan, çalışmanın ne işe yaradığını göstermek.

Bir ustanın yanında geçirilen bir yaz, kazanılan ilk helal para, alın teriyle elde edilen küçük bir başarı; bir gencin karakterini bin nutuktan daha fazla şekillendirir. Çünkü özgüven alkışla değil, emekle oluşur.

Unutmayalım; bu çocuklar bizim eserimiz. Beğenmediğimiz her davranışta bizim de payımız var. Onları suçlamadan önce neyi eksik bıraktığımızı düşünmeliyiz. Disiplini mi erteledik, sınır mı koyamadık, sevgiyi mi yanlış anlattık, yoksa sevgi dilimizi mi yanlış kurduk?

Hep kaybolan bir gençlikten söz ediyoruz. Ama yolunu kaybettirenin de biz olduğumuzu kabul etmek zorundayız.
O yolu yeniden göstermek hâlâ mümkün.
Biraz sert ama mutlaka adil, anlayışlı ama tavizsiz durarak… Konuşmaktan çok örnek olarak…

Çünkü gençlik öğütle değil, yönle kurtulur.
Haydi, hep birlikte…

Kaybolan Gençlik mi? Yolu Gösterilmeyen Nesil mi?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 Yorum

  1. 22 Aralık 2025, 06:03

    Kardeşim anılarını ve yaşantını aynen paylaşıyorum ama gençliğin nereye gittiğin sen ve ben biliyoruz yöneticiler gözleri kapalı bir polisi öldürene kadar uğuşturucu gençliğine yol veren iktidar karşısında ellerimşz ve kollarımız bağlı malesef

    Cevapla
Giriş Yap

Gemlik'te Hayat - Gemlik'in En Dolu En Yeni Haber ve Yaşam Platformu ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bulutoğluna Özel Kampanya