Emekli Asayiş Polisi Mesut Gün’ün kaleminden
Okullar yeniden açıldı. Çocuklarımız heyecanla sınıflarına koşarken, biz velilerin yüreğinde aynı soru dolaşıyor: “Evladım okuldayken güvende mi?” Eğitim kadar, hatta ondan da önce gelen mesele güvenliktir. Çünkü güvenli olmayan bir ortamda başarıdan da, geleceğe umutla bakan nesillerden de söz edemeyiz.
Okul kapısı bu açıdan büyük bir anlam taşır. Orası sadece öğrencilerin girip çıktığı bir yer değil, aynı zamanda devletin ve toplumun çocuğunu sahiplendiğini gösteren ilk hattır. Görevli polis, bekçi ya da güvenlik görevlisi yalnızca nöbet tutmaz; çocukların gözünde koruyucu bir sembol, anne babaların içini rahatlatan bir teminattır.
Görev yaptığım yıllarda defalarca şahit oldum; okul çevreleri kötü niyetliler için cazip noktalar haline gelebiliyor. Çoğu zaman uyuşturucu satıcıları gençlerin merakını, saflığını kullanmaya çalışıyor. Bir defa bulaşan evladımızı o girdaptan kurtarmak çok zor oluyor. Bu nedenle caydırıcı bir güvenlik varlığı kadar, ailelerin ve öğretmenlerin bilinçlendirmesi de hayati önem taşıyor. Uyuşturucuyla mücadele sadece kolluk kuvvetlerinin değil, hepimizin görevi.
Velilerin çocuklarını yakından takip etmesi, kimlerle arkadaşlık ettiklerini, okuldan sonra nerelere gittiklerini bilmesi gerekir. Elbette çocuklarımızı boğmadan, güvenlerini zedelemeden bunu yapmak mümkün. Öte yandan internet ve sosyal medya da bugün en az sokak kadar tehlike barındırıyor. O yüzden evin kapısında başlayan güvenlik anlayışını okul kapısında devam ettirmeliyiz.
Toplum olarak da gözümüzü dört açmalıyız. Şüpheli birini gördüğümüzde sessiz kalmak, “bana ne” demek en büyük hatadır. Çünkü mesele yalnızca kendi evladımız değil, bütün bir neslin geleceğidir. Komşumuzun çocuğu da bizim çocuğumuz kadar değerlidir. Bu bilinçle hareket ettiğimizde güvenlik duvarını güçlendirmiş oluruz.
Emeklilik benim için sorumlulukların bittiği değil, topluma deneyimlerimi aktarma fırsatı bulduğum bir dönem oldu. Yılların tecrübesi bana şunu gösterdi: güvenlik bitmeyen bir görevdir. Çocuklarımızın yüzünde gördüğümüz gülümseme, toplumun huzurunun ve geleceğinin en büyük teminatıdır.
Bugün yeni eğitim yılına başlarken, tüm yetkililere, velilere ve toplumun her kesimine çağrım şudur: Gelin okul kapılarını sadece giriş çıkış noktası olmaktan çıkaralım, güvenin sembolü haline getirelim. Çünkü güçlü bir toplum, önce çocuklarını koruyabilen toplumdur.

