BAYRAMDA TATLIYI ABARTMAYALIM!
Ramazan boyunca hepimiz aslında vücudumuza küçük bir mola verdik. Daha düzenli beslendik, daha kontrollü yedik. Ama bayram gelir gelmez bir bakıyoruz; sabah çikolata, öğlen baklava, akşam tekrar tatlı… “Bayramdır” deyip biraz ipin ucunu kaçırıyoruz.
Şunu açık açık söyleyeyim; vücut bu kadar hızlı değişimi çok sevmiyor. Ramazan boyunca dengelenen kan şekeri, bayramda bir anda zıplıyor. Sonrasında da halsizlik, mide şişkinliği, hatta baş ağrısı kaçınılmaz oluyor. Özellikle “bir dilimden bir şey olmaz” deyip gün boyu 5-6 dilim tatlı tüketmek en sık yaptığımız hata.
Hastalarımda bayram sonrası en çok duyduğum cümle şu oluyor: “Hocam midem çok rahatsız oldu, kendimi hiç iyi hissetmiyorum.” Bunun sebebi aslında çok basit; vücut alışık olmadığı bir yükle karşı karşıya kalıyor.
Bir de şeker hastası (Diabet) olan hastalar var… Açıkçası bayramda en çok onları düşünüyorum. Herkes tatlı ikram ederken onların çoğu zaman sadece izlemek zorunda kalması kolay değil. O yüzden mümkünse misafirlerimize sadece tatlı değil; tuzlu, hafif ve sağlıklı alternatifler de sunalım. Şeker hastaları için belki çok küçük bir porsiyon sütlü tatlıya, doktorlarının da önerisiyle, minik bir kaçamak hakkı tanınabilir. Ama burada ölçü her şeyden önemli.
Peki ne yapalım?
Bayramda tatlı yemeyin demiyorum, bu mümkün de değil zaten. Ama biraz denge kuralım. Şerbetli ağır tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih edelim. Her gittiğimiz yerde “ayıp olmasın” diye tabağı bitirmek zorunda değiliz. Küçük porsiyonlar yeterli. Bol su içmek, biraz yürümek de sindirime ciddi katkı sağlar.
Unutmayalım; bayramın tadı sadece tatlıdan gelmez. Asıl güzellik, sevdiklerimizle bir arada olmakta.
Ben de bu vesileyle herkesin Ramazan Bayramı’nı gönülden kutluyorum. Sağlıklı, huzurlu ve keyifli bir bayram geçirmenizi diliyorum. Tatlıyı kararında, muhabbeti bol tutalım.
Op. Dr. Ümit Yılık

