Berkay Bulut
Berkay Bulut
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Biz Ne Ara Bu Kadar Agresif ve Tahammülsüz Olduk

Biz Ne Ara Bu Kadar Agresif ve Tahammülsüz Olduk

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son zamanlarda dikkat ediyorum; insanlar daha çabuk sinirleniyor, daha çabuk kırıyor, daha az umursuyor ve daha fazla zarar verebiliyor. Sokakta, trafikte, işte hatta aile içinde bile tahammül eşiği neredeyse bitmiş gibi. En küçük şey büyüyor, en basit söz yanlış anlaşılıyor. Kimsenin kimseyi dinlemeye ya da tahammül etmeye sabrı yok. Herkes konuşuyor, derdini anlatmaya çabalıyor ama çok az kişi gerçekten duyuyor ve yardımcı olmak için çaba sarf ediyor.

Kabalık artık şaşırtmıyor. Sert konuşmak, ters cevap vermek, umursamaz davranmak neredeyse “normal” sayılıyor. Oysa eskiden birine sert davranıldığında insanın içi biraz sızlardı. Şimdi çoğu kişi dönüp bakmıyor bile. Bir teşekkür, bir özür, bir selam… Küçük incelikler kayboldukça ortam da sertleşiyor.

Yıllardır esnaflık yaptığımız için bu süreci daha net gözlemleyebiliyoruz. İnsanlar öyle konular ve öyle işler için ağza alınamayacak sözler sarf edebiliyor, öyle basit meseleler için yıkıp geçebiliyor ki… Oysa oturup sakin bir şekilde dinlenilse, tartışılan ya da gerildiğimiz konuların çoğu bir çırpıda çözülebilecek meseleler. Bize ne olduysa, anormal derecede agresif ve tahammülsüz olduk. Daha da üzücü olan ise bu anormalliğin artık normal kabul edilmesi.

Araçların içinde insanlar birbirine son derece saldırgan davranabiliyor. Normalde bir karıncayı bile incitmeyecek kişiler, direksiyon başında bambaşka birine dönüşebiliyor. Toplum olarak kimse kimseye tolerans göstermiyor; hatta kadın ya da erkek fark etmeksizin kırıcı ve şiddet içeren davranışlara başvurulabiliyor. Oysa bize yıllarca, bir ortamda kadın varsa gerginliğin bastırılması gerektiği öğretilmişti. Bugün ise bunun tam tersine şahit oluyoruz.

Bir başka örnek de dostluk ilişkilerinde karşımıza çıkıyor. Bir işiniz için bir dostunuzdan destek istediğinizde, en küçük bir menfaatine dokunacak durum varsa çoğu kişi konunun dışında kalmayı tercih edebiliyor. Dostu için ne kadar önemli olduğu bilinse bile taşın altına elini koymak artık eskisi kadar kolay değil. “Bu beni ilgilendirmez” denilerek geçiştiriliyor.

Hatırsızlık da aynı şekilde arttı. İnsanlar birbirinin emeğini, iyiliğini ve geçmişini çabuk unutuyor. İşine gelmeyeni siliyor, işine geleni hatırlıyor. Vefa sanki ağır bir yükmüş gibi görülüyor. Oysa insanı insan yapan biraz da hatır bilmek değil mi?

Agresiflik neredeyse her yere bulaşmış durumda. Sosyal medyada bir yorum, trafikte bir bakış, sırada küçük bir gecikme… Hemen öfke yükseliyor. Sanki herkes diken üstünde yaşıyor. Bu kadar gergin olmak kimseye iyi gelmiyor ama döngü sürüp gidiyor. Sıra beklerken bile önündekinin önüne geçmek “uyanıklık” olarak görülüyor; bekleme süresinde ise herkes birbirine karşı tahammülsüz davranabiliyor.

Belki de çözüm büyük adımlarda değil; biraz daha yumuşak konuşmakta, biraz daha sabretmekte ve biraz daha düşünerek tepki vermekte. Kimse dünyayı tek başına düzeltemez ama herkes kendi dilini ve tavrını düzeltebilir. Toplum dediğimiz şey de zaten buradan başlar.

Nezaket zayıflık değildir. Aksine, zor zamanlarda sakin kalabilmek gerçek güçtür. Galiba bugün en çok ihtiyacımız olan şey de tam olarak bu. Birbirimize biraz daha sabırlı, empatik, anlayışlı ve toleranslı olduğumuz günlerin özlemiyle…

Biz Ne Ara Bu Kadar Agresif ve Tahammülsüz Olduk
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Gemlik'te Hayat - Gemlik'in En Dolu En Yeni Haber ve Yaşam Platformu ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!